Andros adası Hora

Andros Adası

Yunan Adaları’nı gezerken, ”Buraya bir daha gelmeli!” dediğimiz, çeşitli sebeplerle kalbimizde kendine ait özel bir yer edinen bazı adalar var. Andros da bunlardan biri. Bizi fetheden özellikleri; turistik olmayan ortamı, muhteşem denizi, sakin ve doğal plajları, yeşil doğası. Bir diğer güzelliği de, iddiasız olup, özgün ve yerel havayı koruyabilmiş olması. Ege Denizi’nin ortasındaki Kiklad Takımadaları’nın ikinci büyük adası olan Andros (en büyüğü Naxos), bu ada grubunun en kuzeyindeki konumuyla Atina’ya oldukça yakın; doğal olarak da Atinalıların deniz yoluyla 2 saatte kolaylıkla ulaşabildiği, haftasonlarını, yaz tatillerini geçirdikleri adalardan biri. Dağlık ve ormanlık dokusuyla yürüyüşçüler ve doğa severler için de bir cennet. Hatta sırf yürüyüş severler için çizilmiş rotalar dahi var. Biz adaya Ağustos ayında gittik; hava oldukça sıcak olduğu için pek yanaşmadık, ama yürüyüş yapabilmek ve adanın doğal atmosferinin tam anlamıyla tadını çıkartabilmek için bir sonraki ziyaretimizi ilkbahar ya da sonbahar aylarında yapmaya niyetliyiz.

Andros Hora(Chora) fener
Andros Hora(Chora) fener

Andros’a nasıl gidilir?
Adada havaalanı yok.Türkiye’den ulaşmanın en kolay yolu Atina’ya uçup, Rafina Limanı’na geçerek oradan gemiye binmek. Havaalanı-Rafina arası trafik yok, taksi ile 20 dk (25Eur). Alandan yarım saatte bir kalkan otobüsler de var(5Eur); gece seferleri yok. Biz, günden tasarruf etmek adına, iş çıkışı İstanbul-Atina akşam uçağıyla seyahat edip, bir gece Rafina’da konakladık ve ertesi sabah erkenden (07.25) hareket eden ilk gemiye binerek adaya ulaştık. Gemi seferleri günün ilerleyen saatlerinde de mevcut; dolayısıyla siz ona göre erken Istanbul-Atina uçağını alıp, gemiye hiç konaklama yapmadan aynı gün de binebilirsiniz. Biletleri limandaki acentelerden birinden satın aldık, ama internetten önceden almak da mümkün.Tek kişilik bilet fiyatı 20Eur. Andros Adası, geminin ilk durağı; yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor, daha sonra Tinos ve Mykonos Adaları’na devam ediyor. Zaten haritaya baktığınızda bu üç adanın alt alta dizili olduğunu görüyorsunuz. Gemi büyük ve konforlu; içeride sıkılırsanız, güvertede uçsuz bucaksız Ege mavisiyle flört ederek yolculuk etme şansınız da var.

Andros adası batı sahili
Andros batı sahili

Andros’da Gavrio limanına yanaşıyor. Bu bölge kalınacak çekicilikte bir yer değil. Batsi, taksi ile 10 dk (10eur), ama Hora oldukça uzak, yaklaşık 50 dk. Batsi’de kalacaksanız, otelinize taksi ile gidip aracınızı oradan kiralayabilirsiniz. Hora ya da adanın diğer uzak bölgelerinde kalacaksanız da, aracı Gavrio’da kiralayın. Bildiğimiz kadarıyla, her gemi yanaştığı saatte, limandan adanın bazı bölgelerine otobüs de kalkıyor; bizim tavsiyemiz, adayı turlamak istiyorsanız, en iyisi kendi aracınızı kiralamak.

Andros’da nerede kalınır?
Biz, adanın nispeten turistik bir bölgesi olan Batsi’de kaldık. Turistik derken, sanmayın ki hıncahınç kalabalık bir yer; aksine yürüyüş mesafesinde birçok restoran, bar, kafe, fırın, market vs. bulabileceğiniz gibi, otelinize döndüğünüzde ya da plajlardan birinde uzanıp keyif yaparken kafa dinleyebileceğiniz sakinlikte bir yer Batsi. Ucunda minik bir limanla sonlanan upuzun, mavi bayraklı bir kumsal ve bu manzaraya doğru konumlanmış kafeteryalar, tavernalar ve dükkanlar karşılıyor gelenleri. Aynı hizada birçok küçük otel, stüdyo bulabilirsiniz. Bizim otel tercihimiz, merkezden uzaklaşarak deniz kıyısından hafif yokuş yukarı çıkarken, güneye doğru 10 dk yürüyünce ulaşacağınız Stivari bölgesindeki Villa Erotiki oldu (Tamam adı garip ama bildiğiniz otel : ). Konumuyla ve manzarasıyla oldukça memnun kaldığımız bir yerdi. Bizim gibi, kumsaldan ziyade kayalıklardan denize girmeyi seviyorsanız, merkeze yürümenize gerek kalmadan otelin hemen önündeki Stivari koyunda şahane bir denize kavuşuyorsunuz. Adada bir de iç taraflardaki dağlık alanlarda ve baş şehri Chora’da (Hora) kalınabilir, fakat oralarda denize ve medeniyete biraz uzak kalma hissi yaşayabilirsiniz.

Andros Stivari körfez
Stivari koyu
Andros Stivari yolu resepsyon
Batsi-Stivari arası yolda bir otel resepsiyonu : )

Andros’da nerelere gidilir? Neler yapılır?
Chora (Hora): Andros’un yönetim merkezi olan ve ince, uzun, hançer şeklinde bir yarımada üzerine kurulmuş olan bu mistik şehir, adanın doğu kıyısında kalıyor. Venedik, Bizans, Osmanlı ve Kiklad (beyaz boyalı evler) karışık mimarisi ile adanın en özel ve mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biri. Tarih kokan daracık taş sokaklar, sahil boyunca denize doğru sıralanmış, birbirine komşu beyaz boyalı evler, yarımadanın ucunda yapayalnız dalgaları kucaklayan tarihi feneriyle sıradışı bir güzelliğe sahip. Hançerin en uç noktasında bulunan fenerin yapıldığı ilk tarih 1897. İkinci dünya savaşında Almanlar tarafından bombalanmış ve 1995 yılında onarılarak yeniden ayağa kaldırılmış.
Şehirde gözünüzden kaçmayacak iki farklı meydan var: ilki, orta yerinde çınar ağaçlarının gölgelediği bir köy kahvesi bulunan, devamında birçok sevimli dükkanın ve küçük restoranların bulunduğu bir meydan. Burada muhakkak geleni geçeni seyrederek bir yorgunluk kahvesi içilmeli. Şehir yolları oldukça yokuşlu,merdivenli; zaten doğal olarak dinlene dinlene gezmek isteyeceksiniz,tadını çıkarın. İkincisi ise, ortasında adsız bir denizci heykeli dikilmiş, uzun süre kendinizi manzaranın büyüsüne kaptırabileceğiniz, adanın mistik, etkileyici havasının tam olarak tadına varabileceğiniz bir meydan.

Sanatseverler için bir alternatif de, Androslu zengin bir aile olan Goulandris ailesinin kurduğu, Avrupalı modern ressamların seçme eserlerinin sergilendiği Modern Sanat Müzesi ve Arkeoloji Müzesini gezmek olabilir.

Andros Chora panoramik görünüm
Andros (Chora)

Batsi:
Eskiden bir balıkçı kasabası olan Batsi, şimdilerde, adanın en zengin konaklama ve restoran seçenekleriyle turistler için çekim merkezi haline gelmiş. Buna rağmen yine de kasaba ruhunu kaybetmemiş. Şayet Batsi’de kalırsanız, bir tatilde ihtiyaç duyulabilecek herşeyi burada bulabilirsiniz. Upuzun bir kumsal (kayalık, sakin plaj sevenler için de alternatifler var), tertemiz deniz, akşamları volta atabileceğiniz bir sahil, lounge müzik eşliğinde günbatımını seyredebileceğiniz barlar, tipik Yunan tavernaları ve iyi kötü biraz alışveriş yapabileceğiniz küçük dükkanlar. Ayrıca Batsi, adada gün batımının en keyifle izleneceği yer. Bunun için, sahildeki restoranların bitimindeki yokuştan Stivari’ye doğru yürüyün, buradaki barların manzarası daha güzel.

Andros adası Batsi günbatımı
Batsi’den günbatımı
Andros adası Batsi kumsalı
Batsi kumsalı (en uçta ağaçların oradan Stivari yolu) 
Andrso adası Batsi gece görünüm
Batsi limanı gece görünümü (Dolphin Restoran’dan)

Andros’da nerede yenir?
Adada kaldığımız dört gün boyunca sadece iki gün motosiklet kiraladık; bu yüzden çoğunlukla Batsi civarında yedik. Tavsiye etmeden geçemeyeceğimiz restoranlar şunlar:
İlki, Dolphins Restoran; sahipleri Yannis ve Gesa’nın sıcakkanlı, nazik karşılamalarının yanında, yemekler tek kelimeyle mükemmel. Öncelikli tavsiyemiz deniz ürünleri, ama böylesi bir restoranda gönül rahatlığıyla herşeyi yiyebilirsiniz. Batsi’nin hemen içinde, set üstündeki restoranların ilki(Fırın’ın yanında). Küçük liman ve kumsala bakan manzarasıyla gece, gündüz keyifle yemek yenilebilecek bir yer. Fiyatlar da oldukça makul. Her anlamda memnun ayrılırsınız.
İkinci olarak, Mastrozannes Taverna‘yı kaçırmayın deriz. Batsi’den araçla, Stivari yönünde yaklaşık 10dk uzaklıkta. Biz bu restoranla, kendimize değişik plaj aramak için gezintiye çıktığımızda karşılaştık. Hemen önünde denize girmek, güneşlenmek, kitap okumak da mümkün. Engin maviliğe bakan iç açıcı bir manzaraya sahip; bizi çok tatmin etti, iki kez geldik. Öğle yemekleri için uygun, akşam açık olmayabilir.

Ag Marina plaj taverna
Mastrozannes taverna’dan manzara

Üçüncü ”yemeden dönmeyin” restoranı ise O Biomixanos Taverna . Kaldığımız otele 2 dk yürüme mesafesinde.Hep bahsini ettiğimiz yokuşun sonunda ulaşılan Stivari koyunda, yeşillikler arasına gizlenmiş, oldukça yerel bir aile restoranı. Köftesi için şiir yazılır, kaçırmayın! ”Hadi canım! Yunan Adası’na kadar gitmişim, köfte mi yiycem?” demeyin. Bir rica yiyin, sonra bize yazın 🙂 (Yunanistan’da köfteye ”bifteki” deniyor, aman yanlışlık olmasın) . Sırada bir de pek tavsiye etmeyeceğimiz bir restoran var: Oti Kalo. Dışarıdan kalabalığına, atmsoferine kanıp da oturma ihtimaliniz olur diye yazalım dedik. Biz şans vermeye değecek birşey bulamadık (Füzyon, Yunan karışımı bir mutfak). Bilakis, birbirini görüp de oturan turistlerin tuzağa düşmesi sonucu kalabalık bir atmosfer yaratabilmiş diyebiliriz. Hemen yanındaki Dolphin üçüncü, dördüncü, beşinci kez yemeyi hak ediyor.

Bu arada ilk Yunan seyahatiniz olacaksa ‘Sofra adabı ve ‘Nerede yemeli’ yazılarına da göz gezdirmeniz faydalı olur (Yunan yeme içme kültürü, ve mekan seçimi konusunda ipuçları bulabilirsiniz).

Andros’daki Plajlar
Andros’da plajdan bol birşey yok. Adanın neredeyse her bölgesinde birden fazla plaj bulabilirsiniz. Muhakkak hepsi de birbirinden güzeldir, fakat kısacık seyahatimizde biz hepsini göremedik.Gittiğimiz ve beğendiklerimiz ise sırayla şunlar:

Sineti Beach: Daha yoldan görür görmez, yalnız ve vahşi görüntüsüyle bizi heyecanlandırdı bu plaj. Taşkın deniz ve ıssızlık sevenler için çok uygun, ama uzun saatler geçirmek pek mümkün değil. Çok rüzgar alan, çakıl taşlı bir plaj, ayrıca şezlong ve şemsiye de yok; tamamen kendi imkanlarınızla başbaşasınız. Yolu uzun bir yokuş; araçsız gitmek mümkün değil.

Andros adası Sineti plajı
Sineti Plajı

Grias To Pidima Beach: Adanın güneydoğusunda kalıyor. Denizin kumsalla kavuştuğu noktada, bir anıt gibi yükselen kayasıyla oldukça etkileyici ve sıradışı bir görünümü olan bu plaj, hem Adalılar hem de turistler arasında çok popüler. İnişi oldukça zor. Aracı toprak bir parkta bıraktıktan sonra, yaklaşık 15dk toprak-kaya bir patikadan iniliyor. Seviye farkı yaklaşık 100mt. Doğal plaj olduğu için şezlong ve şemsiye yok. Plaj, adanın doğusunda olduğu için güneş erken çekiliyor, biz akşamüstü saatlerinde gittik, ışık güzeldi, ama gölge düştükten sonra çok vakit geçiremedik. Gitmeye niyetliyseniz saatini iyi ayarlayın.

Grias to Pidima plajı
Grias To Pidima Plajı

Agia Marina Beach: Bizi Mastrozannes restoranla da tanıştıran dar,uzun ve çakıl/kumluk bir plaj. Tek tük şezlong var, şemsiye yok, fakat yerine daha güzeli, kumsalın büyük bir kısımını gölgeleyen ağaçlar var. Tamamen doğal bir ortamda saatler geçirebilirsiniz. Karnınız acıktığında ise plajdaki uçsuz bucaksız deniz manzarasıyla Mastrozannes Restoran’dan başka alternatif aramanıza gerek yok.

Andros Agia Marina Plaj
Agia Marina Plajı

Stivari Beach: Kaldığımız otelin hemen önündeki Stivari koyunda bulunan bu plaj çakıl/kum karışık. Yukarıda bahsi geçen O Biomixanos restoranla arasından sadece daracık bir yol geçiyor. Restoranı arkanıza alıp,yolu geçip, birkaç merdiven iner inmez plaja ulaşıyorsunuz. Şezlong ve şemsiye mevcut, fakat bizim gibi fazla rahatlıktan hoşlanmayan, kayalık tepelerinde kıvrılmaktan zevk duyanlardansanız, plajın hemen sağ tarafında yükselen kayalıklar fazla engebeli değil; havlunuzu yayıp sereserpe uzanmaya çok elverişli. Burada deniz de tabii ki adanın birçok yerinde olduğu gibi muhteşem; ayrılık anı geldiğinde bizi ağlamaklı edecek kadar…

Andros Batsi Stivari Plajı
Stivari Plajı

 

 

Andros Stivari plajı
Stivari plajında kayalık kesim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir